Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

pembe yalnızlık

yine günlerden bir gün otobüse binen pembe renkli kedi ilk duraktan binmediği için 4 ayağının üzerinde yolculuğu tamamlamak zorundaydı. çok yalnızdı kalabalığın içinde. insanlar onu görmüyor kuyruğuna basıyor hatta tekmeliyorlardı. son durağa yaklaştıkça insanların yavaş yavaş azalıyor itiş-kakış azalıyordu. tamam rahattı şimdi  hem bir koltukta bulmuştu oturmak için. klima çalışmıyordu. ama ne zaman belediye bir işi doğru düzgün yapmıştı ki. metroda ki klimalarda o kadar fazla çalışıyordu ki orada da üşüyordu mesela. neyse gözü camdan dışarıya kaydı ve durakta duran o papyonlu yeşil gözlü kediyi gördü. o da bakıyordu. hani yıldırım aşkı , işte ondandı. hemen kapıdan aşağıya doğru atlayarak otobüsten indi. papyonlu kedi arada buna göz ucuyla baksa da yanına gelip tanışmak adına hiçbir şey yapmıyordu. yeni bir otobüs geldi ve papyonlu tekrar hava atar şekilde patisiyle kulağını yalayarak ona baktı ve otobüse havalı bir şekilde bindi. arkasından bakan bizimki yeniden hayal kırıklığı...

her şeyi bir kenara bırak.

eski kötü sonla biten yaşanmışlıklarımızı bir kenara koyabilmek en önemli şey şu hayatta. herkes "ya ben yaptım şöyle böyle oldu" demeyi sever. çünkü eğer o cümleyi kurabiliyorsan sen karşındakinden daha önce yemişsindir hayatın sillesini daha büyüksündür, daha olgun hatta sana göre. tabi ki sevdiğin insanın aynı hataya düşmesini senin gibi yıpranmasını istemezsin. ama yine de artistlik konuşmaları karşı taraf dinlemiş gibi yapsa da aslında sana anlatmışsa konuyu zaten kararını çoktan vermiştir. sadece  bir kişiden de olsa yapacağının doğru olduğunu duymak ister.  kendini karşıdakinin yerine koy bir kere. hiç hata yaptığın bir olayı tekrarlamadın mı? tabi ki yaptın. ama her seferinde sonuçlar aynı olsa da hatanı düzeltebilecek yeni çözümler bulmak için fırsatın olur.  o yüzden herhangi bir şey için yaptığınız her yeni başlangıçlarda ön yargılarınızı, yaptığınız hataları, hatta geçmişinizi bir kenara bırakın.   geçmiş bizi sadece geride bırakır.

tam mutlu oldum derken

her başlaya ilişkide hayatınızın aşkını bulduğunuzu zannedersiniz. oysa bitince sadece Allah'ınızdan bulduğunuzu farkedersiniz. ama ısrarla da her yeni insanla başlarken sil baştan yaşarsınız. belki de doğanın kanunu budur. düşünsenize eskisini hiç unutamadığınızı. cık cık cık evlerden ırak. istanbula 4 gün bir işim için gitmiştim. gitmişken bi cumartesi gecesini taksimde geçirmek istedim. kuzenimle süslendik püslendik( ben yine giyecek bişi bulamadığımı idda edip takıverdim bişiler) çıktık dışarı. yolda bi arkadaşım ve yeni köpeği ıce ile karşılaştık. malesef köpeksever biri olmadığımdan uzaktan konuşarak asmalıda çalıştığı yere doğru yol almaya başladık. zaten belirli bi planımızda yoktu. neyse sohbet falan ederken yan mekanın sahibi gelin içkiler bizden eğlenin falan deyince toplaşıp gittik. kaç tane şişe vodka geldi hatırlamıyorum ama ordan çıkıp en sevdiğimiz mekan jokere gittik. orda da bikaç bişi daha içince demeyin bizim keyiflere. nasıl dans etmektir o artık ayaklarım y...

istiyorum

onu çok istiyorum. konuşmak istiyorum sabaha kadar. anlatsın hakkında ki her şeyi bilmek istiyorum. ondan öncesini silmek istiyorum. sadece o olsun hayatımda. onu çok istiyorum diye 40 kere yazsam benim olur mu? tam bir şeyler iyi gidiyor diye mutluyken yine içine ettim. yine başlayamadan bittik.şimdi msn de online elim ha bire gidiyo yazmak için ama yazamıyorum. ne diycem ki? slm desem slm dicek naber desem ii senden dicek ii dicem ve bitecek konuşma. neden herşey bu kadar zor olmak zorunda ki?

sahtelik

bazen çok yalnızken bazen kimle görüşeceğine karar veremezsin. dünde öyle bi gündü bütün arkadaşlarımdan (öyle sandıklarım) mesajlar aramalar görüşelim buluşalım özledim demeler falan havada uçuyo. iyiydi güzeldi eğlendik hoş sohbet falan. al bugün çok yalnızım ya öyle böyle değil.

özlemiş beni!

msj geldi biraz önce. hani hep msj atmasını istediğiniz birsi olur ya, işte oydu msj atan. özlemiş beni!  (ben hep özlüyorum) peki neden msjını okuyup cvp bile vermeden bir kenara fırlattım telefonu? bitti mi umutlarım? sevgim tükendi mi yoksa ? yoksa sonunu bildiğim için mi böyleyim ? düşüneyim. bugün yine ona koşa koşa gideceğim, yarın hiçbir şey olmamış gibi,gülüşü aklıma gelince mutlu olduğum gibi, tenine dokunduğum da huzur bulmamış gibi, kokusunu nerede duysam aklıma gelmeyecek gibi, öperken dudaklarım hiç yanmamış gibi ,onu hiç istememişim,sevmemişim gibi ve bu yazıyı onun için yazmış gibi mi davranacağım ? tabi ki evet! bundan önce nasıl olduysa yine öyle olacak -tı- ama bu gün yapmayacağım. onu istemeyeceğim. yüzünü gözlerini görmek istesem de daha fazla acı çekmemek için yapmayacağım. şimdi telefonumu kapadım. içim rahat değil ama olacak.elbet bir gün...

empati

düşün ki çok hoşlanıyorsun ondan, istiyorsun ki oda senden  hoşlansın . ama olmuyor azıcık yüzüne gülüyor ama yanaşmıyor daha fazla. her seferinde hevesin biraz daha kursağında kalıyor. şimdi diyelim karşına başka biri çıktı düşün ki senden çok hoşlanıyor, istiyor ki sende ondan  hoşlan . ama istemiyorsun. onu kırmamak için iyi davranıyorsun ama daha fazla ileri gitmiyorsun çünkü onu iyice ümitlendirmek istemiyorsun. peki birde kendini onun yerine koyup bir daha düşün senin, o hoşlandığın insandan ne farkın kaldı? peki senden hoşlanan insan n'apmalı ? kim suçlu burada?

herkes burada sen yine yoksun.

karşımda durduğun halde herkesle gülüşüp muhabbet ettiğin halde gözlerini görüp, sesini duyup hatta nefes alış verişlerini bile hissettiğim halde herkese varken bana yoktun herkese buradayken bana yine yoktun…

hayır deme özürlüsü

bir insan istemediği halde karşısında ki insana evet der mi? -evet. bana bunu eski sevgilim hep sorardı "neden kimseye hayır diyemiyorsun?" aramızda çıkan kavgalarımız hep bu konu yüzünden olmuştur. aile yetiştirilme tarzı diyordum ama artık kendimi kandırmıyorum.çünkü bilerek yapıyorum bunu neden mi? orasını bana da sormayın. zaten kendimi anlayabilen biri değilimdir. bu durum canımı ne kadar sıksa da bu durumu değiştirebileceğimi sanmıyorum. tabi bir kaç başarılı çalışmam da oldu ama "istisnalar kaideyi bozmaz" sözünü de görmezden gelemeyeceğim.

aşk hakkında kısa birşeyler

hani kışın banyoya girmek istemezsin ya üşüyeceksin biliyorsun. heh  elbiselerini çıkardıktan sonra banyoya girip sıcak suyun altında mutlu olursun çünkü sıcak su içini, seni ısıtır. alışırsın da iyice ama bu sefer de çıkmak istemezsin banyodan bilirsin çıkarsan tekrar üşüyeceksin. işte aşkta böyle bir şey başta korkarsın istemezsin. risk almayı istemezsin. nede olsa böyle mutlusundur. ama diğer yandan da kalbin deli gibi çarpar istersin ve başlarsın. sonra yine biter her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi. artık içini ısıtacak kimsen yoktur. yeniden bu düelloya girmek istemezsin ama risk bu ya yeniden başlarsın her şeye içini ısıtacak biri çıkar karşına yine mutlusundur. ..

çok film izlemekten hep

plağı seçip pikapa yerleştirdi ve plak dönmeye başladı. içinde tatlı bir huzur vardı biraz sonra daha da mutlu olacağını düşünüyordu çünkü birazdan sorunları düşünmek zorunda kalmayacaktı. üzerini yavaş yavaş çıkardı ve banyoya doğru ilerledi. bütün evde şarkı yankılanıyordu o huzur dolu melodisiyle. suyu açtı sonuna kadar son hızıyla akıyordu. soğuk tarafını çok açmadı çünkü sıcağı severdi. zaten hep yazı sevmiştir. terlese bile şikayet etmezdi. hiç deniz kenarında sevgilisiyle oturup dalgaları izlememişti yada güneşin batışını.  küvetin içine filmlerde ki gibi banyo köpükleriyle doldurmak istedi ama hayatın filmlerde ki gibi olmadığını çok iyi bilirdi. ama yinede hayal kurmaktan vazgeçmezdi. olmayacağını bile bile hep inanırdı. inançlıydı. küvete girdi ve havayı kocamannn içine çekti. bi anda etrafı banyo değilde küçükken en çok mutlu olduğu evlerinin arka bahçesi geldi aklına gülümsedi ve aynı anda gözünden yaşlar akmaya başladı. sonra sinirlendi kendisine bugün ağlam...

bir film kesidi

hani romantik bir film izlersiniz ya hani 2 kişi aşık olur yaşadıkları güzel olayları arka fonda güzel bir şarkı eşliğinde hızlıca geçerler içinizden derin bir offf çeker "amma da eğleniyorlar ben ne zaman böyle bir karenin içinde bulunacağım" dersiniz heh işte ben onu dedim ve şuan o karenin içindeyim. -mutlu muyum? sanırım mutluyum. ama hiçbir zaman kurduğum hayallerde ki kadar mutlu olamayacağım.

bir melek gördüm galiba

öncelikle eve gitmek için istanbul içerisinde ne kadar çile çektiğimi belirtmek istiyorum. sarıyerden kartala kadar önce bir otobüs oraadan in başka otobüs oradan in feribot falan. tabi böyle yazması kolay kaçıncı oldu sayamadım ama bu aralar başıma şu feribotu saniyeyle kaçırma olayı gelip duruyor. cidden 5-10 dk kaçırmış olsam üzülmeyeceğim ama bu dkkyla kaçırma çok pis koyuyor kardeşim. geçen gün yine eve gidiyorum kartaldakinden umudum kesik çoktan pendiğe gidiyorum son duraklarda resmen aksiyon dolu dklar yaşıyorum içimden. hayaller kuruyorum bide . gidip şöföre hiç bir durakta durmayacaksın uleynn bas gaza hemen beni iskeleye uçuruyorsun hemen deyip elimi cebimde silah şeklinde tutup silahım varmış izlenimi yaratıyorum tabi öyle korkup basıyor gaza sonra iskeleye yetişiyorum ve hemen inip koşarken iskeleye doğru elimi çıkarıp nanik yapıyorum ve gülerek uzaklaşıyorum :D neyse bu hayallerle tam geliyoruz iskeleye saate bakıyorum tam feribotun kalkma saati. tabi yıkılmış bir durumd...

hafta içi vs haftasonu

bu aralar herkes haftasonu takılalım mı şeklinde sorularla gelmeye başladılar bana öyle ki haftaiçi ve haftasonu olmak üzere ikiye ayrıldı arkadaşlarım e hal böyle olunca haftaiçinde takıldıklarımı 1-0 önde tutmaya başladım.geçen gün olduğu gibi.olay şu ki isminin baş harfi "o" olan şahısla haftasonu tanışmamıza rağmen bana numarasını verip haftaiçi konuşuruz demesi tanıdığım bütün erkekleri hayatımdan bi anda çıkarmama sebep oldu. mutluyum gençler :) biraz öncede facebook ta yazıştık çok tatlı çocuk ya.kimselere de bişey söyleyemiyorum yine mi diyecekler diye. neyse şimdilik yaşadığım deneyimlere göre iyi yoldayız sonunun kötü bitmemesini umut ediyorum. gerçi sorsanız kötü biterse çok mu üzülcem , kalbim çok mu kırılcak aslına bakarsak hayır. duygularımı aldırmış gibiyim artık. habire önümde ki maçlara bakıyorum tabi ligden düşersem görücem günümü ama şimdilik sonunu düşünen kahraman olamaz diyor bu konuyu unutuyoruz

blog açma sebebim

şimdi açtın ama yazmıyorsun diyeceksiniz.evet haklısınız ama şöyle ki bir üniversite öğrencisi olmam ve finallerimin başlamış olması engelliyor beni. söz en kısa zaman da arkadaşlarımla paylaşamadığım her şeyi burada paylaşıcam. not: bu aralar feci şeyler oluyor (biraz da meraklanın :P )

ayça

sevgili ayça fırlattığın tabanca yerini bulmadı ama aşk defterinden sildin o anda hergeleyi şimdi tahta atı armağan paketi yaptırırken yeni sevgilin için dinliyorsun oyuncakçıya söylediklerimi "kendisini kırmayan çocuğa aşık olur oyuncak ve değil mi ki aşk oyuncak sanıp yatağımızda sakladığımız içi bencillik dolu bir silah"                                                                                 Çağlar Varol